|
 Mis gibi kahve kokusu tüm ortalığı sararken, utangaç bir bakıştır çoğu kez bizi hayata tutunduran dal. Nedense bir koku bana hep özel bir enstantane hatırlatır. Kahve kokusu… Hatta hatırlamak için kendimi zorladığım bile olmuştur. Bu duyguyu yaşamak hoşuma gittiği içinde özel anlarda kahve içiyorum. Acaba ben böyle bir şey yaşadım diye mi?
“İçimdeki şarkı bitti” demiş ya şair... Bu sözü duyduğumdan beri ne çok kurcaladı zihnimi... Çok hüzün dolu bir söz, çok içten, çok düşündürücü. Fincandan çıkan kahvenin dumanını, o güzel buram buram kokusuyla birlikte içime çekerken, içimdeki şarkının bitmesine asla izin vermemeliyim. Çünkü her şey gelecek ile ilgiliydi ve “gelecek” istediğim renklerle boyamak üzere hala benim. Dün ise yaşamlarımızın üzerine konuşur, sırlarımızı paylaşır, en gizli duygularımızı birbirimize söylerdik. Ve hala o anılar geliyor aklıma, tekrar tekrar. İlk gülüşmelerimiz, ilk kavgamız. Hatırlar mısın, nasılda kıskanırdım seni, nasılda gözlerdim yolunu… Nasılda severim demiyorum çünkü o kadar çok seviyorum ki!.. Laf aramızda hala çok kıskanıyorum, hala yollarını gözlüyorum ve kalemimden sen damlıyorsun. Her gün bir başka “sen” olurken, yüzümdeki gülümsemeyi, seni düşündüğüm hallerimi görmelisin. Bu sabah mı?.. Sıcak bir fincandaki bol köpüklü kahveyi içime çekerken, nedense hep bir sahil kasabasında, kıyıdaki küçük dalgaların kumsal ile dans edişini veya denizin derinliklerine dalarken hissediyorum kendimi. Ve gözlerimde; görkemli bir gece kıyafeti üzerinde, kıpkırmızı, göğsü oldukça dekolte, yerlere kadar upuzun bir kıyafet, kabarık bir topuz yapılarak tepede toplanmış röfleli saçları ve dudaklarının kenarları ile gülerken oluşan gözlerindeki gamzeler. Evet, mis gibi kokan kahvem. Bir balıkçı kasabasında, bir teknede denizi seyrederken dalgaların beyaz köpükleri ile aşk üzerine söyleşiyoruz. Aşk’a takılmış, bir aşktan diğer aşka koşarak mutluluğu arayan bir kadın veya bir adam. Dalgalar ritmik bir tonla fısıldarken, masanın bir kenarında sana yazdıklarım ve diğer kenarında demlenmiş yalnızlığım, derinliklerden köpük köpük gelen bir haz... Ve falcı bacının fingirdek bir gülümsemesi ile kahve fincanı incelenir, söylenecekler söylenir; “bakışlarında aşık olduğunu söyleyen bir şey var.” …insanın bakışlarında aşkı ele veren ne olabilir ki! Umutla şarkı söylemeye devam ederken hep şarkı dinleyeceğim. Hatta bu gece okyanusun kıyısında tüm şarkıları, herkes için dinleyeceğim. Şarkımızı defalarca… Mail
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
|